Hoşgeldiniz  

Ortaya Karışık

Seray Sayar Levent | 31 Temmuz 2026 | Alt Manşet, Genel, Gündem, Manşet, Son Dakika, Sürmanşet, Tüm Manşetler, Yerel Haberler A- A+

Herkese selaammm…Adana’nın cayır cayır sıcağında gündemin sıcaklığı ile hepten ısıyı çoğaltarak yaşar olduk. Bugün oradan buradan minik minik notlarla size merhaba demek istedim…Ekolojik sistem malumunuz çöktü… Aşırı sıcaktan, birden sel felaketi yaşarken, ormanlarımız çayır cayır yanar oldu. E… Sanayi devrimiyle başlayan Dünya’yı kirletme çabalarımız nihayetinde meyvelerini vermeye başladı. Elbette ki bu arada bizlerde kirlendik ve hatta katran karasına bulandık ki artık yıkamakla geçmez…Siyasi partilerin, siyasilerin, artık halk için değil, çıkarı için bu işlere girdiğini zaten çok önceleri öğrenmiştik, şimdi de derneklerin adının kirlendiğini görmek üzücü… Zira benim gibi ömrünü insanlığa hizmet edebilmek için tüketen bir dernekçi için çok daha üzücü, umarım insanlar bizleri de aynı kefenin içine sokmaz, hoş… Gerçi benim derneğim uluslararası ve maddi yardım almayan, ayni yardımları da yardım yapanın gözü önünde yardımı gerçekleştiren bir sisteme sahip. Ancak şimdi sağlıkla ilgili dernekleri, vakıfları bu kategorinin içine alınabilme ihtimalinin, özellikle kanserli çocuklara ulaşamayacağı düşüncesi bile içimi karartıyor. Buradan şu sonuç çıkıyor bence; demek ki her “dernek kurmak istiyorum” diyene detaylı inceleme yapılmadan izin verilmeyecek. Demek ki kanunda ciddi bir boşluk var. Bu arada kime güveneceğimizi de bilemeyip şamar oğlanına döndüğümüzde aşikâr…Gelelim, bebeleri olanlara ailelere, bebelerini yollayacak kurumlar aramaya başladılar. Herkesin evladı kendine özel, herkesin evladı biricik. Ancak son jenerasyon ana-babalarda garip bir durum var. Her şeyin iyisini güzelini istiyor ve hatta en güzel yerlerde tatil planı yaparken, en iyi araba ve evlere sahip olmak isterken, birde arada derede doğurdukları çocukları, genel olarak annelerine baktıran bu gençler, çocuğun büyümesiyle arayışın içine girip de çocuğa ödenecek rakamı yük görme gibi bir  hesap içindeler. Ne garip değil mi? Her şeyin iyisine sahip olmaya çalışırken konforundan da ödün vermeden yaşamak… Şöyle eskilere gidince biz o yaşlarda ufak tefek taksit yaptıysak yerimizden kıpırdayamazdık. Çocukların eğitimi önceliğimizdi, sonra kafamızı sokacak bir ev derdimiz olurdu. Biz genç değil miydik? Benim zamanımda da kafeler, gezilecek konforlu yerler yok muydu? Hangimiz hafta da yemeğe gider, hangimiz dışarıdan yemek söyler, hangimiz çorumuzla çocuğumuzla otellerde tatile gidebilirdik? Çünkü önceliklerimiz farklıydı. Çocukların eğitimi-bakımı…Kafamızı sokabileceğimiz ev…Günlük hayatımızı devam ettirebilecek bir gelir…3 lira kazanıyorsak 3 liralık yaşamaya çalışırdık…Bizim zamanımızda paran varsa da erişemezdin, şimdi  erişimde kolaylaşmadı mı? Anlayacağınız hayat o zamanda zordu şimdide, sadece biz gençliğimizle bedeller ödedik, şuan ki jenerasyon bedel ödemeden her şeye sahip olma peşinde.Ve her gün birileri ya gözaltına alınıyor ya da tutuklanıyor. Böyle giderse memlekette insan kalmayacak. Sadece merak ettiğim madem bunca yanlış varmış… Bu yanlışlara kimler izin verdi? Ve şimdi neden? Unutmadan suçunun ne olduğunu kendileri bile bilmeyenler hala tutuklu… Eşkıyalık yapanlar da içimizde gezmeye devam ediyor.Aslında daha yazacak çok şey var, ancak toplum olarak hepimizin şirazesi kaymış durumda, nasıl düzeliriz ne olur, bunu hiç bilmiyorum, sadece gördüğüm tek gerçek, zamanında tepki oyları ile bu memlekette seçim kazanıldı, şimdide aynı senaryoyu izliyoruz ve yine gidiyoruz bir alamete… Allah Türk toplumunun artık sonunu hayır getire…Şimdilik her zaman olduğu gibi hoşça kalın, akıl ve beden sağlığınızı korumaya çalışın! 

80 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Gerçek Adana Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.