Marmara Denizi’nin ekosistemini tehdit
eden hayalet ağlar ve deniz atıkları, deniz dibinden çıkarılarak güçlü bir
farkındalık hareketine dönüştürüldü. Orzax’ın; Adalar Belediyesi, TURMEPA ve
SUFOD iş birliğiyle hayata geçirdiği “Mavi İz” projesi, deniz temizliğini
sanatla buluşturarak çevresel sorumluluğu görünür kılan çok paydaşlı bir
girişim olarak öne çıktı.
Orzax’ın
sağlık vizyonunu çevresel sürdürülebilirlikle birleştiren yolculuğu, her geçen
yıl güçlenerek devam ediyor. Geçtiğimiz yıl “Mavi Gelecek” projesiyle deniz
temizliği konusunda toplumda farkındalık yaratan bu hareket; bu yıl kapsamını
genişleterek Adalar Belediyesi, DenizTemiz Derneği/TURMEPA ve Su Altı
Fotoğrafçıları ve Filmcileri Derneği (SUFOD) iş birliğiyle yürütülen “Mavi İz”
projesine dönüştü. 3 Mart Dünya Omega-3 Günü vesilesiyle hayata geçirilen projede,
deniz ekosistemi için sessiz bir tehdit oluşturan “hayalet ağların”
temizlenmesine odaklanılarak somut bir değişim yaratılması hedefleniyor.
Orzax’ın
öncülüğünde Adalar Belediyesi, TURMEPA ve SUFOD iş birliğiyle denizlerin
sürdürülebilirliği ve çevre bilincinin artırılması amacıyla yürütülen Mavi
İz Projesi, bu yıl hayalet ağların deniz yaşamı üzerindeki yıkıcı
etkilerine odaklandı. Deniz yaşamı için ciddi tehdit oluşturan terk edilmiş
balıkçı ağları ve çeşitli atıklar, uzman dalgıçlar tarafından deniz tabanından
titizlikle çıkarıldı. Yürütülen bu çalışma, denizlerdeki mevcut kirliliğin
azaltılmasına somut katkı sunarken, deniz ekosisteminin karşı karşıya olduğu
görünmez risklere de dikkat çekti.
Proje kapsamında
denizden toplanan atıklar, heykel sanatçısı Büşra Kölmük tarafından
özgün bir sanat eserine dönüştürüldü. Böylece, deniz dibinde fark edilmeden
varlığını sürdüren ve ekosisteme zarar veren unsurlar, sanatın dönüştürücü
gücüyle görünür kılındı.
Orzax,
Omega-3 alanındaki uzmanlığını uluslararası kalite standartlarıyla pekiştirerek
küresel ölçekte güven inşa etmektedir. IFOS sertifikasyonuna sahip ürünleri ve
sürdürülebilir üretim yaklaşımıyla öne çıkan iş ortağı Golden Omega ile
gerçekleştirdiği iş birlikleri sayesinde hem kalite hem de çevresel sorumluluk
alanında global farkındalık yaratmayı amaçlarken; her yıl 3 Mart Dünya
Omega-3 Gününde hayata geçirdiği Sosyal Sorumluluk Projesi ile deniz
temizliğinin ekolojik denge, temiz çevre ve sağlıklı yaşam döngüsüne olan güçlü
ilişkisine dikkat çekmeyi hedefliyor. Toplumsal farkındalık yaratmayı amaçlayan
bu proje, Orzax’ın özündeki sağlıklı yaşam misyonuyla doğrudan ilişkilidir. Bu
vizyonun bir gereği olarak doğanın sunduğu şifa kaynaklarını en saf halleriyle
korumaya büyük önem veriyoruz. Sağlıklı bir yaşamın temel taşlarından olan
Omega-3’ün ana kaynağı denizlerimiz, bu kaynağın taşıyıcısı ise balıklardır.
Balıklar, hem sağlıklı beslenme zincirinin korunması hem de ekolojik
sürdürülebilirliğin devamı için hayati bir öneme sahiptir. Bu nedenle deniz
kirliliğiyle mücadele etmek, sadece çevresel bir hareket değil; Orzax’ın
“sağlıklı yaşama destek sunma” misyonu doğrultusunda üstlendiği bir
sorumluluktur.
Bu yılki
etkinlikte, deniz yaşamı için ciddi tehdit oluşturan terk edilmiş balıkçı
ağları uzman dalgıçlar tarafından titizlikle çıkarıldı. Orzax, sağlık
alanındaki öncü rolünü bu çevresel vizyonla birleştirerek; sağlıklı bir insanın
ancak sağlıklı bir ekosistemde var olabileceği gerçeğini bir kez daha vurguladı.
Temiz bir gelecek için denizlerimizi korumaya ve dünyaya sağlıklı bir iz
bırakmaya devam edeceğiz.
Üç Yıldır Süren Bir Farkındalık Yolculuğu
Orzax CEO’su
Yunus Emre Alimoğlu; denizlerin temizliğinin Omega-3 kaynaklarının
sürdürülebilirliği ve kalitesi için hayati önem taşıdığını vurgulayarak,
çevresel sürdürülebilirlik ile insan sağlığı arasındaki bağlantıya dikkat
çekti: “Orzax olarak 21 yıl önce Omega-3 ile çıktığımız bu yolculukta,
sağlığın kaynağının doğa ve özellikle denizler olduğuna inanıyoruz. Deniz
korunmadan beslenme zinciri, beslenme zinciri korunmadan insan sağlığı
korunamaz. Sağlık bir kapsülde değil, ekosistemde başlar; bu nedenle denizleri
korumak toplum sağlığına yapılan en temel yatırımdır. Üç yıldır kararlılıkla
sürdürdüğümüz global olarak kutlanan ve bu alanda çalışan şirketlerin de
sahiplendiği 3 Mart Dünya Omega-3 Günü kapsamında bu yıl hayalet ağlarla
mücadeleyi ve deniz biyokütlesinin korunmasını uzun soluklu bir
sürdürülebilirlik yaklaşımı olarak ele alıyoruz. Bu yolculuğu aynı inanç ve
sorumlulukla önümüzdeki yıllarda da kesintisiz şekilde sürdürmeye devam
edeceğiz.”
Adalar Belediyesi
Başkanı Ali Ercan Akpolat proje hakkında “Deniz ekosisteminin
sürdürülebilirliği için hayalet ağlarla mücadele, ertelenemez bir
sorumluluktur. Bizler ne kadar çaba göstersek de; yeterli ve kalıcı önlemler
alınmadığı takdirde hayalet ağlar denizlerimizi tüketmeye devam edecektir.
Çünkü hayalet ağlar çürümez; ekosistemi çürütür. Denizlerimizin ekosistemini
korumak, su altındaki yaşamı ve tarihi mirası görünür kılmak için çalışan Mavi
İz’e; hayalet ağlara karşı yürüttüğümüz bu önemli mücadelede verdikleri kıymetli
katkı için teşekkür ediyorum. Denizlerimizin geleceği için birlikte mücadele
etmeye devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.
DenizTemiz
Derneği/TURMEPA Genel Müdür Yardımcısı Mine Göknar, denizlerin hayalet ağlardan
temizlenmesinin ekosistemin yanı sıra insan sağlığı ve sürdürülebilir beslenme
açısından da kritik olduğuna dikkat çekti ve şunları söyledi:
“Bu ağlar
kaybolmuş ya da terk edilmiş olsa bile denizin içinde avlanmaya devam ediyor.
Yani ortada balıkçı yok ama ağ, canlıları yakalamayı sürdürüyor. Balıklar ve
diğer deniz canlıları bu ağlara takılıp yaşamını yitirebiliyor. Üstelik sadece
balıklar değil; deniz dibindeki yaşam alanları da zarar görüyor. Bu kapsamda 14
Şubat ve 17 Şubat tarihlerinde iki ayrı dalış gerçekleştirdik. Gönüllü
dalgıçlarımızın desteğiyle ilk dalışta hayalet ağların tespiti yapıldı, ikinci
dalışta ise tespit edilen ağlar deniz dibinden çıkarıldı. Denizden çıkarılan
hayalet ağlar, aslında kurtarılan yaşamlar demek.
Her zaman
söylediğimiz gibi aldığımız iki nefesten birini denizler sağlıyor. Yani Deniz
Varsa Hayat Var.”
Hayalet ağların
deniz ekosistemi üzerindeki yıkıcı etkisine ve bu ağların çıkarılmasının ne
denli zahmetli ve maliyetli bir süreç olduğuna dikkat çeken Tv Programcısı Doğa
Aktivisti Güven İslamoğlu, konuşmasında hem küresel tabloyu hem de Türkiye’de
yürütülen çalışmaları değerlendirdi:
“Dünyadaki
plastik atıkların yaklaşık yüzde 10’unu oluşturan hayalet ağlar, deniz
ekosistemini görünmeden tehdit ederek çıkarılmadıkları sürece avlanmaya devam
ediyor. Temizlenmesi son derece zor ve maliyetli olan bu ağların denizlerden
uzaklaştırılması, ekosistemin korunması açısından büyük önem taşıyor.
Büyükada’da kaçak avcılık nedeniyle biriken hayalet ağların, Orzax’ın yerel
balıkçılar ve belediye iş birliğiyle yürüttüğü ‘Mavi İz: Derinlikleri
Özgürleştir, Yaşama Nefes Ol’ projesi kapsamında temizlenmesi, bu alanda örnek
bir çalışma oldu. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çevre Bakanlığı’nın son dönemde
yürüttüğü çalışmalarla milyonlarca metrekare ağın denizlerden çıkarılması,
sorunun boyutunu açıkça ortaya koyuyor. Bugün Büyükada’da gerçekleştirilen
temizlik ve çıkarılan ağlardan üretilen sanat eserleriyle oluşturulan
farkındalık, denizlerimizin geleceği adına güçlü bir mesaj veriyor.”
Sanatla Güçlenen Bir Mesaj
Büşra Kölmük projenin kendisi için ayrı bir anlam
taşıdığını vurgulayarak üretim sürecinde duygusal olarak da etkilendiğini ifade
etti:
“Dalgıçların çektiği görüntülerde ağlara takılan
balıkları görmek beni derinden etkiledi. Heykelde alttaki figürü daha büyük,
koruyucu bir anne gibi; üsttekini ise yavrusu gibi tasarladım. Böylece bu iki
balıkla birlikte doğadaki aile yapısının ve ekolojik dengenin bozulmasını da
anlatmaya çalıştım.”
Orzax, Omega-3 alanındaki uzmanlığını yalnızca ürün
geliştirme gücü olarak değil, denizlerle kurduğu köklü bağın bir sorumluluğu
olarak görüyor. Bilgi ve deneyimini sürdürülebilirlik vizyonuyla birleştirerek
deniz ekosisteminin korunmasına uzun vadeli ve anlamlı katkılar sunmayı
hedefliyor.