Son yıllarda
ülke müthiş bir ahlak erozyonuna uğramış durumda.
Söz konusu
hırsızlık olunca eleştirmeye kalktığında hemen şuda yaptı cevabı aslında bu
erozyonun tamda öznesi durumunda. Tarafı olduğu siyasi parti veya onun güçlü
figürü tarafından bir yerlere geleceğini sanan zatlar hemen güçlü şekilde
savunmaya geçiyor. Adam tavan siyaseti yapıyor çünkü!
Taban onların hiçbir dönemde umurunda olmadı, eğer partinin bir bireyi ağzına ön seçim lafını aldı mı hemen mazeret hazır, üye yapımız doğru değil, şurada olan üye yok, onlar partili bile değil sözleri ile hemen seni çürütmek için kılıktan kılığa giriyor. Diyorsun ki, onlar çaldı diye şimdi gönül verdiğin partinin yetkilisinin çalmasını neden görmüyorsun? Aman abi böyle deme! sözleri hemen ağızdan çıkmaya başlıyor! Niye dediğimde? İktidara giderken bu sözlere gerek yok diyor.
Yani Devleti
kurmuş bir parti olarak garip- gurabanın hakkını gasp bile etse sus diyor adam!
Ülke nasıl oldu da bu kadar ahlak yoksunu oldu? İnsanlar sadece kendi ahvalleri
için nasıl oldu da ideolojilerinden vaz geçti? Cevap basit ülke çıkar peşinde
koşan asalakların köküne gübre atanlarla doldu.
Bir mesela
daha var aslında yanlışı bile-bile adam savunuyor, savunmakla kalmıyor birde
seni toplumun önüne atmak için eski genel Başkandan yana olmakla suçluyor. Hal
bu ki düne kadar eski genel Başkanı evine davet eden ve bununla övünen bu
asalaklar şimdi ona küfür etmek için sıraya girmişler.
Bu bile
partinin nasıl bir yolda olduğunu ve bu asalaklar yüzünden kan kaybettiğinin
bile farkında değiller. Hani bazı ahlak yoksunları vardır toplumda hep şunu
savunurlar, “başarmak için her yol
mubahtır”…
Biz bunu aslında AK Partinin iktidarda kalmak için slogan diye hatırlıyorum. Korkum oydu ki, Ülkeyi kuran partinin AK Partinin ülke lügatini soktuğu bu olumsuz değer yargıları CHP’yi de etkisi altına almaya başlaması Atatürk’ün yattığı yerde ters dönmesini sağlamaya yetecek kadar olay yaşanmıştır.
O kadar olay
demişken, CHP Seçtiği ne kadar Belediye Başkanı varsa AKP’ye direksiyon kırmak
için ayaklarını gaza basar olmuş. Parti tabanı yıllardır ön seçim diye, diye
sesleri kısılmış durumda ama dinleyen kim?
Bu ülkede siyasi partiler yasası çıkmazsa aday belirlemelerde hak etmeyen adayların parayla adaylaştıkları söylemi bitmez. Hal böyle olunca da, hatırı sayılır paralar veren adaylarda ilk önce o parayı nasıl çıkarırım diye hizmetin önüne onu koyuyor. Sonrada Atatürk’ün partisi olarak gönül verdiğimiz değerlerin yerde sürüklendiğini görünce içindeki çığlık daha da büyüyor. Neden içten çığlık derseniz, dışa vur da görüm seni hemen o kalabalık çıkar grupları sana hain damgasını vurur git derdini kadıya anlat. Anlamadığım temiz toplum istemek bu kadar mı pahalı, ya da karaborsaya düşmüş? Adamın bütün kamuoyunda ismi rüşvet aldığı konusunda geçiyor, hala böbürlenerek kalabalıklara caka satıyor!
Vay ben
böyle sistemin içine edim diye cem sana küfür etmek yakışmıyor diyorlar. Onlara
hırsızlık yakışıyor da bize mi küfür yakışmıyor? Can Yücele üstat hep
şiirlerinde küfür ediyorsun! Diyenlere ülkede bu kadar O.Ç varken ben nasıl
küfür etmeyim diyor.