Hoşgeldiniz  

Bir Gün Herkes Kendi Çöplüğüne Gider!

Seray Sayar Levent | 03 Haziran 2021 | Alt Manşet, Genel, Gündem, Manşet, Son Dakika, Sürmanşet, Tüm Manşetler, Yerel Haberler A- A+

Kişisel gelişim… 

Öncelikle bu eğitimler kendinizi fark etmenizi sağlarken algınızı değiştirip sizi iyileştirmeyi sağlıyor. Her zaman da bunu anlatırım çok zor süreçler geçmişte yaşadım ve dönem dönem aynı süreçlerden geçiyorum sizler gibi… 

Her ne kadar eğitimci ve öğretmen olsam da kişisel gelişime önce kendimi iyileştirmek için başlamıştım. Herkese de tavsiye ederim. Ruhunuzu iyileştirdiğiniz de bedeninizdeki sağlık problemlerinin bile en asgarisini yaşayacağınızın garantisini verebilirim. 

Neyse, kırmızı ipe gelelim. 

 Bizler kâinatta tesadüf karşılaşmayız, bir şekilde canlılar bir birine iple bağlıdır ve bu görünmeyen kırmızı ip yaşamımızın döngüsünü değiştirir.  

Aslında hepimizin bilgi bağdır bu. Adına; göbek bağı, kader, şans, enerji ne derseniz deyin evrenin ilahi bir güç ya da enerji ile birbirine bağını ahengini anlatır ki hayatınızı gözden geçirin mutlaka siz de bunun böyle olduğunu fark edeceksiniz. 

Bir grupta en iyi anlaştığınız arkadaşınız olur, bu bir tesadüf mü? 

Onca insanın arasında bir bakarsınız bir köpecik size yanaşır bu bir tesadüf mü? 

Hiç tanımadığınız ortama girersiniz ve herhangi biriyle dostluğunuz ilerler o kadar yüz varken neden o yüz size tanıdık gelir? 

Mesela benim yazılarımı okuyorsunuz ve bunca yazar varken neden? 

Hayatınıza hiç olmayacak bir insan giriyor,  yaşama tarzı,  hayat görüşü,  sosyo-ekonomik  çevresi sizinle taban tabana zıt ve hatta kimse yakıştırmıyor, ama siz aşık olduğunuzu zannedip bu insanın peşinden kayıtsız şartsız gidiyorsunuz .Onun size zarar vereceğini herkes biliyor ama siz göremiyorsunuz? Taki o insanla ilgili göreviniz bitene kadar. 

Bakın, her insanın hayata gelişinin görevi ve hayata katacağı mutlaka bir şeyler vardır. Her insan bu görevlerini yerine getirmek içi kâinatta yerini almıştır ki bu iyilik adına da olur, kötülük adına da. 

Sizinle hiç bir şekilde karşılaşma ihtimali olmayan bir insan, hayatınıza girmişse mutlaka bir nedeni vardır. 

Olayları yaşarken elbette bütün bunların farkına varmazsınız, çünkü kırmızı ip sizi birbirinize bağlamıştır. 

Sizin rastlantı, aşk ya da tesadüf dediğiniz bu olay, size acı verecek olan insana kurtarıcı, size de yaşamanız gereken bir tecrübedir. 

Aslında, bilmeden birini kurtarıyorsunuz dur. Yalnız, maddi- manevi çaresiz bir insanı, sizin gücünüzle ayağa kaldırıyor, girmiş olduğu karanlığın içinden çekip alıyorsunuzdur. 

Aslında, evren o karanlıktan çıkartılan kişiye bir şans daha vermiştir. “ Bak ben sana bir bahane yolladım, kendini kurtar ve benim varlığıma inanırken senin elini tutana yardımcı ol, bir daha seni kimse o karanlıktan kurtarmayacak” 

Lakin genel de karanlıktan çıkan kimse bunun farkında olmaz, ilk yapacağı o eli ısırmak olur. Çünkü zanneder ki asıl meziyet kendinde, hayır asıl meziyet o kırmızı iple canlıları birbirine bağlayan sistemde. İp ne zaman kopar? Kurtarıcı dediğimiz canlının işi bitince… 

Görev tamamlanmış, bir canlı karanlıktan çıkarılmış ve aydınlığa gidip gitmeme kararı kendine bırakılmıştır. 

Peki, biri aydınlığa çıkarken diğerinin ruhunda açılan yaralar… 

“Onun günahı ne diyeceksinizdir?” 

Onun hiçbir günahı yok. Uzattığı eli ısıran, aydınlığa çıkardığınız olsa da size,önemli bir hayat tecrübesi yaşattı. 

Kâinatta  her yapılanın mutlaka bir bedeli vardır. İyiliğin bedeli iyilik, kötülüğün bedeli kötülük olarak bir şekilde yaşamınızın içinde yerini alır.     

O yüzdendir ki hiçbir acı sonsuz kadar sürmezken, hiçbir mutlulukta sonsuzluk kavramında yerini alamaz. 

Siz, bütün bunların farkına varıp,  kendinizi keşif etmiş, tanımışsanız. Her şerrin hayır, her hayrın altındaki şerri de çok rahat görebilirsiniz. 

Bütün bu yazdıklarımı kendi hayatınız da bir gözden geçirin, 

Hep başarısız ilişkiler mi, yaşıyorsunuz? 

Çevrenizde dost dediğiniz hiç arkadaşınız yok mu? 

Sürekli yaptığınız işlerde iflas ediyor ya da başarısız mı, oluyorsunuz? 

Hiç mi, yüzünüz gülmüyor? 

Hayatınız, sağlık sorunlarıyla uğraşmakla mı geçiyor? 

Gibi gibi örnekler çoğalır gider… 

Yazar psikratır Gülseren Budayıcıoğlu bu olayı şöyle açıklıyor; “İnsanlar kaderini çocukluk yaşlarında bulunduğu çevre ile belirlerler buna yaşam motifi denir. Eğer geçmişinizi şimdiki zamana aktarırsanız, olumsuzlukları olumlu duruma getiremezseniz, bilinçdışı onu tekrar eski çöplüğüne geri yollar” aynen durum budur. 

Kısacası; her ne yaşıyorsanız bunun tek nedeni geçmişte hatırlamadığınız bilinç dışına süpürdüğünüz yaşamınızdır.Bu nedenle olumsuz ya da olumlu davranışları sürekli tekrarlar ve sürekli hata dediğiniz eylemleri yapmaya devam edersiniz ve bu kısır döngü ömrünüz boyumca sürer gider.  

Kaderinizin motifini oluşturmak sizin elinizde yeter ki önce kendinizi tanıyın ve yaşadığınız olumsuzluklara rağmen kendinize kızmak yerine, kendinizi ve size kim ne yaşattıysa onları affedin… 

Affedin ki ruhunuz özgürleşsin yaşamınızın kıymetini bilip acı çekmeye devam etmeyin… 

Affedin, ancak asla unutmayın. 

Şimdilik, her zaman olduğu gibi hoşça kalın, akıl ve beden sağlığınızı korumaya çalışın!    

320 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Gerçek Adana Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

şişli escort kartal escort beylikdüzü escort mecidiyeköy escort ataköy escort ataşehir escort maltepe escort bakırköy escort taksim escort beşiktaş escort avcılar escort kadıköy escort bahçeşehir escort