Hoşgeldiniz  
ads

Elimizde Tablet, Aklımızda Gelecek!

Seray Sayar Levent | 30 Ekim 2026 | Alt Manşet, Genel, Gündem, Manşet, Son Dakika, Sürmanşet, Tüm Manşetler, Yerel Haberler A- A+

 Cumhuriyetimizin 103.yılını kutladık. Sanal dünya Al bayrağımızla, Ata’mızın farklı farklı görüntüleriyle süslendi ve artık gelişen teknoloji sayesin de kâh onu balkonda halkı selamlarken, kâh Türk halkına öğütler verirken, kâh bize sımsıkı sarıldığı görüntülerle, manevi duygularımızı bir kez daha harekete geçirdi. Bütün bu duyguları yaşayan yine gençler ve orta yaş grubu oldu.Peki, özellikle 2010’dan sonra doğan Alfa dediklerimiz sizce ne yaptılar?Bugünün çocukları, yani Alfa Kuşağı, dünyaya bizimkinden çok farklı bir pencereden bakıyor. Biz sokakta oyun oynayarak, arkadaşlarımızla tartışıp barışarak, düşe kalka büyüdük. Onlar ise bir tabletin ekranında oyun oynuyor, internetten bilgiye ulaşıyor, henüz küçük yaşlarda dijital dünyanın içine doğuyor.Örneğin, bir çocuk istediği çizgi filmi birkaç saniyede açabiliyor; ancak istediği oyuncak alınmadığında beklemekte zorlanabiliyor. Bir uygulamayı ustalıkla kullanabiliyor ama ayakkabısını bağlamak, oyuncağını toplamak ya da bir arkadaşının duygusunu anlamak için desteğe ihtiyaç duyabiliyor. Elbette her çocuk böyle değil; fakat üzerinde düşünmemiz gereken bir değişim var.Asıl mesele teknoloji değil, teknolojinin hayatımızdaki yeridir. Çocuğumuz ekranda saatler geçirirken onunla ne kadar sohbet ediyoruz? Birlikte kitap okuyor, top oynuyor, doğayı keşfediyor muyuz? Kaybettiğinde yeniden denemesine, hata yaptığında sorumluluk almasına fırsat veriyor muyuz?İşte tam burada aileye, okula ve topluma büyük görev düşüyor.Cumhuriyet’in temel değerleri olan akıl, bilim, eşitlik ve sorumluluk, Alfa Kuşağı için bugün de yol göstericidir. Çocuğa Atatürk’ü anlatmak kadar, onun akla ve bilime verdiği önemi günlük hayatında yaşatmak da önemlidir. Bir çocuğun arkadaşına haksızlık yapıldığında itiraz etmesi, çevresini temiz tutması, farklılıkları kabul etmesi ve merak ettiği bir konuyu araştırması, bu değerlerin somut karşılığıdır.Peki, ne yapmalıyız?Çocuklara yalnızca tablet vermek yerine kitap da vermeli, yalnızca başarı beklemek yerine sorumluluk da kazandırmalıyız. Oyuncağını toplamasını, arkadaşını dinlemesini, bir ağacı korumasını, emeğe saygı duymasını öğretmeliyiz. Okullarda iş birliğine dayalı etkinliklere, doğa çalışmalarına, sanata ve sosyal sorumluluk projelerine daha fazla yer açmalıyız.Çünkü vatan sevgisi yalnızca bayrağı sevmek değil, yaşadığı ülkeye karşı sorumluluk duymaktır. Cumhuriyet’i geleceğe taşımak da yalnızca geçmişimizi anlatmakla değil, geleceğin bilinçli, özgür düşünen ve vicdanlı bireylerini yetiştirmekle mümkündür.Unutmayalım; Alfa Kuşağı bizim rakibimiz değil, geleceğimizdir. Onları sürekli eleştirmek yerine anlamalı, doğru yönlendirmeli ve örnek olmalıyız.Çünkü geleceğin Türkiye’si, bugün çocuklarımızın elindeki ekranlardan çok, kalplerine ve zihinlerine yerleştirdiğimiz değerlerle şekillenecektir.Eğer yeni yetişen çocuğunuz manevi değerleri önemsemiyor ve hala duyguları anlamlandıramıyorsa şapkamızı çıkartıp artık kendimizi sorgulamalıyız. Özgürlük, özgüven derken biz nerede yanlış yaptık?Şimdilik her zaman olduğu gibi hoşça kalın, akıl ve beden sağlığınızı korumaya çalışın!

25 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Gerçek Adana Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.